İstanbuldaki En İyi Çalışma Mekanları
Herkese Merhabalar,
Hepimizin bildiği ve tecrübe ettiği üzere çalışmak oldukça sıkıcı ama aynı zamanda gerekli bir eylem. Bu noktada da, insan çalışmak adına motive edici güzel şeylere ihtiyaç duyuyor. Kendi adıma konuşmak gerekirse, beni çalışmaya en çok teşvik eden şey çalıştığım mekanın çalışmaya elverişli olması.(Evet farkındayım bir cümlede ne kadar çok çalışmak kelimesi kullanılabilirse o kadar kullandım :)) Yani bu mekan, hem sessiz olmalı hem de ev gibi uyku getirici ve sıkıcı olmamalı hatta mümkünse çalışmaya ara verdiğimde bakabileceğim güzel bir manzaraya sahip olmalı. İşte, bugünkü yazımda da bu özelliklerin hepsini bünyesinde bulunduran süper ötesi mekanlardan bahsedeceğim. Umarım hoşunuza gider, keyifli okumalar :)
1.Salt Galata: Salt Galata bana göre İstanbul'un en güzel kütüphanesi. Neden mi? Öncelikle, inanılmaz güzellikte bir iç dizayna sahip. Herkesin rahat rahat çalışabileceği geniş masalara, ben yayılarak çalışmayı severim diyenler için puflara, ayakkabıyla çalışamam diyenler içinse minderlere sahip. Hiçbir şey unutulmamış bu kütüphanede, örneğin bilgisayarda çalışanların sayısının artmasıyla birlikte neredeyse her kütüphanede yaşanan priz sorununu engellemek için her masaya birer priz bile eklenmiş.
İkinci olarak, diyelim ki çalışmaktan sıkıldınız fakat kütüphaneden ayrılmak da istemiyorsunuz çünkü malum bir kez ayrılınca neler oluyor hepimiz biliyoruz. O zaman kafeden kahvelerinizi ya da atıştırmaklarınızı alıp üst kattaki harika İstanbul manzarasının tadını çıkararak güzelce ara verebilirsiniz. Bu arada unutmadan, Salt Galata'nın kahvelerini bizzat ben test edip onayladım, özellikle filtre kahveleri harika. Mutlaka deneyin.
2.Bebek Starbucks: Eğer çalışmak için mutlak sessizliğe ihtiyaç duymuyor hatta biraz ses olsun uykum gelmesin diyorsanız, çalışma mekanı olarak Bebek Starbucks tam size göre. Kahvenizi aldıktan sonra -1.katta deniz kokusu eşliğinde, havalar soğuksa da 3.katta yine harika manzaranın eşliğinde sıcak bir ortamda güzelce çalışabilirsiniz.Buranın normal bir kafeden en büyük farkı ise kahveniz bittiğinde sürekli kalkmanız için size bakan çalışanlarının olmaması. İstediğiniz süre boyunca manzaranın ve wifinin tadını çıkarabilirsiniz.
3.Atatürk Kütüphanesi: Atatürk kütüphanesi her ne kadar Salt Galata kadar cezbedici bir iç dizayna sahip olmasa da, Taksim gibi merkezi bir konumda bulunduğundan ve 7/24 açık olduğundan benim İstanbul'daki favori kütüphanelerim arasında. Ama belirtmek isterim ki, bu kütüphane anladığım kadarıyla sadece benim favori kütüphanem değil çünkü ne zaman ygs yada lys'ye yakın tarihteki hafta sonları gitsem kütüphaneye giriş için 1 saatlik sırayla karşılaştım. İşin özü, tarihlere dikkat !
Son olarak, yukarıdaki resimde görülen İTÜ kütüphane şu ana kadar gördüğüm en güzel kütüphane. Manzarası, geniş masaları, güzel koltukları,hızlı interneti ve ışıklandırmasıyla gönlümde taht kuran fakat İtü öğrencileri hariç kimse kullanamadığı için sadece uzaktan bakabildiğim canım kütüphanem. Eğer İtü'lüyseniz lütfen kütüphanenizin değerini bilin.
Sevgilerle, Merve
Hepimizin bildiği ve tecrübe ettiği üzere çalışmak oldukça sıkıcı ama aynı zamanda gerekli bir eylem. Bu noktada da, insan çalışmak adına motive edici güzel şeylere ihtiyaç duyuyor. Kendi adıma konuşmak gerekirse, beni çalışmaya en çok teşvik eden şey çalıştığım mekanın çalışmaya elverişli olması.(Evet farkındayım bir cümlede ne kadar çok çalışmak kelimesi kullanılabilirse o kadar kullandım :)) Yani bu mekan, hem sessiz olmalı hem de ev gibi uyku getirici ve sıkıcı olmamalı hatta mümkünse çalışmaya ara verdiğimde bakabileceğim güzel bir manzaraya sahip olmalı. İşte, bugünkü yazımda da bu özelliklerin hepsini bünyesinde bulunduran süper ötesi mekanlardan bahsedeceğim. Umarım hoşunuza gider, keyifli okumalar :)
İkinci olarak, diyelim ki çalışmaktan sıkıldınız fakat kütüphaneden ayrılmak da istemiyorsunuz çünkü malum bir kez ayrılınca neler oluyor hepimiz biliyoruz. O zaman kafeden kahvelerinizi ya da atıştırmaklarınızı alıp üst kattaki harika İstanbul manzarasının tadını çıkararak güzelce ara verebilirsiniz. Bu arada unutmadan, Salt Galata'nın kahvelerini bizzat ben test edip onayladım, özellikle filtre kahveleri harika. Mutlaka deneyin.
2.Bebek Starbucks: Eğer çalışmak için mutlak sessizliğe ihtiyaç duymuyor hatta biraz ses olsun uykum gelmesin diyorsanız, çalışma mekanı olarak Bebek Starbucks tam size göre. Kahvenizi aldıktan sonra -1.katta deniz kokusu eşliğinde, havalar soğuksa da 3.katta yine harika manzaranın eşliğinde sıcak bir ortamda güzelce çalışabilirsiniz.Buranın normal bir kafeden en büyük farkı ise kahveniz bittiğinde sürekli kalkmanız için size bakan çalışanlarının olmaması. İstediğiniz süre boyunca manzaranın ve wifinin tadını çıkarabilirsiniz.
3.Atatürk Kütüphanesi: Atatürk kütüphanesi her ne kadar Salt Galata kadar cezbedici bir iç dizayna sahip olmasa da, Taksim gibi merkezi bir konumda bulunduğundan ve 7/24 açık olduğundan benim İstanbul'daki favori kütüphanelerim arasında. Ama belirtmek isterim ki, bu kütüphane anladığım kadarıyla sadece benim favori kütüphanem değil çünkü ne zaman ygs yada lys'ye yakın tarihteki hafta sonları gitsem kütüphaneye giriş için 1 saatlik sırayla karşılaştım. İşin özü, tarihlere dikkat !
Son olarak, yukarıdaki resimde görülen İTÜ kütüphane şu ana kadar gördüğüm en güzel kütüphane. Manzarası, geniş masaları, güzel koltukları,hızlı interneti ve ışıklandırmasıyla gönlümde taht kuran fakat İtü öğrencileri hariç kimse kullanamadığı için sadece uzaktan bakabildiğim canım kütüphanem. Eğer İtü'lüyseniz lütfen kütüphanenizin değerini bilin.
Sevgilerle, Merve





Yorumlar
Yorum Gönder