Kayıtlar

Hak ettiği değeri göremeyenler...

Resim
Herkese selamlar, Şu an sizlere en sevdiğim mekandan, deniz kenarından bildiriyor ve sizin de bu yazıyı en sevdiğiniz mekanda okuduğunuzu umuyorum. Bugünkü yazımın konusu hak ettiği değeri göremeyen, henüz keşfedilmeyenler.  Dünya zalim kimileri hak ettiğinden daha fazla değer görürken kimileri de ne kadar çabalarsa çabalasın emeğinin karşılığını alamıyor. (Böyle yazınca sanki hep insanlardan bahsedeceğim gibi durdu ama aslında mekanlardan falan da bahsedeceğim. Neyse zaten bir mekan da güzelliğiyle sakinliğiyle sevilmeyi hak eder değil mi? Bence eder...)  İşte ben de bugün emeğinin, güzelliğinin karşılığını alamayanların sesi olup size onlardan bazılarını tanıtacağım. Hadi başlayalım. 1.Deniz Tekin: Çok fazla söze gerek yok. Gerek coverları olsun gerek kendi besteleri olsun, her şeyi EF SA NE. Sadece bir kez dinleyin, eminim siz de bu sesin hayranı olacaksınız. *Dip not: bu da en sevdiğim şarkısının linki: https://www.youtube.com/watch?v=flTK4Y4nf74 ...

İstanbuldaki En İyi Çalışma Mekanları

Resim
Herkese Merhabalar, Hepimizin bildiği ve tecrübe ettiği üzere çalışmak oldukça sıkıcı ama aynı zamanda gerekli bir eylem. Bu noktada da, insan çalışmak adına motive edici güzel şeylere ihtiyaç duyuyor. Kendi adıma konuşmak gerekirse, beni çalışmaya en çok teşvik eden şey çalıştığım mekanın çalışmaya elverişli olması.(Evet farkındayım bir cümlede ne kadar çok çalışmak kelimesi kullanılabilirse o kadar kullandım :)) Yani bu mekan, hem sessiz olmalı hem de ev gibi uyku getirici ve sıkıcı olmamalı hatta mümkünse çalışmaya ara verdiğimde bakabileceğim güzel bir manzaraya sahip olmalı. İşte, bugünkü yazımda da bu özelliklerin hepsini bünyesinde bulunduran süper ötesi mekanlardan bahsedeceğim. Umarım hoşunuza gider, keyifli okumalar :) 1.Salt Galata: Salt Galata bana göre İstanbul'un en güzel kütüphanesi. Neden mi? Öncelikle, inanılmaz güzellikte bir iç dizayna sahip. Herkesin rahat rahat çalışabileceği geniş masalara, ben yayılarak çalışmayı severim diyenler için puflara, ayakkab...

İlk yazı, ilk heyecan, yaz favorileri...

Resim
Herkese Merhaba, Blogun adından da anlaşılabileceği üzere ben Merve ve bu şu an gördüğünüz blog benim sizinle iletişim kurabilmek adına kullandığım bir araç. Karmaşık kişiliğimden yola çıkarak tek bir konuda yazamayacağımı fark ettiğim an kişisel blog adı altında kozmetikten bilimsel gelişmelere, sevdiğim mekanlardan güncel olaylara kadar yazabileceğim bu blogu açtım. Umarım sizin de seveceğiniz konularda yazılarda buluşur, güzel bir beraberlik yaşarız. Şimdi gelelim, ilk yazının konusu olan yaz favorilerine. İtiraf etmek gerekirse, ben sahile gidip tüm gün kumsalda güneşlenip, kitap okuyan bir insan değilim hiç de olmadım. Tam olarak, zararlı güneş ışınlarına bile aldırmayıp, ki bunu kesinlikle tavsiye etmiyorum, tüm derisi buruş buruş olana kadar suyun içinden çıkmayan bir insanım. Fakat, gelin görün ki havalar soğuyor, deniz havalardan da hızlı soğuyor. Bu durumda, bana da denize uzaktan kuzu kuzu bakarak kitabını okumak kalıyor. Ve aslında bu anlattıklarımın konuyla hiçbir alak...